Dekompresyonun idaresi
Su altı dünyasını keşfetmek. Profesyonel keşiflere eşlik etmek. Ve yüzeye geri dönüşte uzmanlaşmak.
Rolex 1967’de, uzun süreli su altı misyonlarındaki zorlukları aşmak için Oyster Perpetual Sea‑Dweller modelini tasarladı. Özel olarak satürasyon dalışlarının dekompresyon sürecine göğüs germek üzere tasarlanan saatin helyum tahliye valfi, yüzeye geri dönüş esnasında fazla iç basıncın salınmasını sağlayarak kasanın bütünlüğünün korumasına yardımcı olur.
Sea-Dweller, çok sayıda teknik inovasyonu bir araya getirerek geliştirilmiş su geçirmezliği, olağanüstü dayanıklılığı, optimum okunurluğu ve her koşulda konforu garantiler.
Özellikleri keşfedinRolex, dört balıkadamın Karayip Denizi’nin yüzeyinin altında 58 gün geçirdiği 1969 tarihli su altı habitatı projesi Tektite ile ortaklık kurdu. Tüm ekip, Rolex saatlerle donatılmıştı.
Karşınızda Rolex Glidelock uzatma sistemimiz. İlk kez 2008’de kullanıma sunulan ve patenti alınan bu sistem, bazı bileziklerimizin uzunluğunu başka hiçbir araç olmadan çentik çentik yaklaşık 15 mm veya 20 mm’ye kadar kolayca ayarlayabilmenizi sağlıyor. Geçme parçası, dalış saatlerimizin yanı sıra Oysterflex bileziği olan saatlerimizin toka kapaklarının altında, göze çarpmayacak biçimde konumlandırılıyor.
Karşınızda Triplock kurma kolumuz. İlk kez 1970’te Sea-Dweller ile tanıtılan yenilikçi bir sistem olan, kasada üç sızdırmaz bölge oluşturan “üç kat mühür”e sahip. Oyster kasamızı, 1926’dan bu yana saatin başına gelmesi “olanaklı” olan durumları; yani su, ter ve tozun saate girmesini engellemek üzere bastırılarak vidalanan kurma kolu ile üretiyoruz.
Karşınızda helyum tahliye valfimiz. Patentini 1967’de aldığımız bu valf, ekstrem dalışlar için tasarlanan saatlerimizi koruyor. Rolex olarak bu valfi, dalışlar için kullanılan hiperbarik tanklarda bulunan helyumun dekompresyon esnasında saatten tahliye edilmesini mümkün kılmak üzere icat ettik.