Alman profesyonel tenisçi Angelique Kerber ilk Grand Slam® zaferini 2016 Avustralya Açık’ta Serena Williams’ı yenerek elde etmiştir. Aynı yıl, dünya sıralamasında 1 numaraya yerleşmiştir. Tenis oynamaya 3 yaşında başlayan sporcu, 15 yaşında profesyonelliğe adım atmıştır. Kerber’in azmi 2011’de New York’taki Amerika Açık’ta herkesi şaşırtan bir yükselişe sebep olarak 91. sıradaki tenisçiyi yarı finale taşımıştır. Kariyerinin dönüm noktası olarak nitelendirdiği bu andan sonra Kerber kendisini bir Rolex saatle ödüllendirmiştir.

Dünya birinciliğini elde eden en yaşlı oyuncu olduğumda çok sevinmiştim. İnişli çıkışlı çok dönemlerim oldu ve bunlardan ders aldım. Artık oyundan, 5 ya da 10 sene öncesine göre çok daha fazla keyif alıyorum. İşte bu yüzden zirveye ulaştığımda çok mutlu olmuştum. 15 yaşındayken, şu anda olduğum yerde olmanın hayalini kurardım. Ama düşündüğüm kadar kolay değilmiş.
 

Oynadığım ilk Grand Slam® finalinde çok gergindim çünkü ne beklemem gerektiğini hiç bilmiyordum. Ama şöyle düşündüm: “Peki, bu fırsatı değerlendirmelisin çünkü hayatında kaç kere Grand Slam® finali oynayacağını bilmiyorsun.” Ve en iyilerden biri olduğumu tüm dünyaya göstermek üzere korta çıktım.

O andan itibaren kendime ve oyunuma inandım. New York’ta kazanmak benim en büyük başarımdı.

2011 yılı nedeniyle New York benim için çok özel. Kariyerimde bir dönüm noktasıydı. O seneye tüm maçları oyunun en başında kaybederek başladım. Gerçekten zordu. Yılın son Grand Slam®’i için New York’a geldiğimde, tekrar bir çocuk gibi, büyük bir sabırla, keyif ve neşeyle tenis oynuyordum. O andan itibaren kendime ve oyunuma inandım. New York’ta kazanmak benim en büyük başarımdı.

Bu saati iki sene önce New York’tayken aldım. Mağazada sadece 10 dakika kaldım çünkü hangi saati istediğimi tam olarak biliyordum. Kariyerimin o noktasında, “İşte bütün bunları başardım, artık kendimi ödüllendirmemin vakti geldi.” diye düşündüm. New York’u seçtim çünkü kariyerimin en büyük atılımı orada gerçekleşti.

Saatim benim bir parçam gibi. Onu takmak bana güven veriyor çünkü saatin hikâyesini biliyorum ve onu taşıyıp insanlara, belki de benim hikâyemi bilmeyen kişilere onu gösterebildiğimde mutlu oluyorum. 

Çünkü hangi saati istediğimi tam olarak biliyordum. Kariyerimin o noktasında, ‘İşte bütün bunları başardım, artık kendimi ödüllendirmemin vakti geldi.’ diye düşündüm.

Ayrıca, Rolex ailesinin bir parçası olmak çok anlamlı çünkü bu ailedeki herkes çok büyük başarılar kazandı ve bunun için mücadele veriyor. Herkesin iniş çıkışları olur. Onlar en çetin anlardan ders çıkarıyorlar ve asla vaz geçmiyorlar.

ANGELIQUE KERBER'İN SAATİ

Oyster Perpetual Datejust 36

BU SAYFAYI PAYLAŞ